Çok lezzetli görünüyorlar :)
konu dışı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
konu dışı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Temmuz 2014 Perşembe
21 Ocak 2014 Salı
Türk Kahvesi
Herkese mutlu haftalar
İnternette bulduğum bu görseli büyük bir 'kahvesever' olarak paylaşmasam olmazdı,siz de instagramda @billursaatci nin başlattığı #gününkahvesi etiketi ile içtiğiniz kahveleri paylaşabilir,güzel sunumları takip edebilirsiniz.
İnstagram hayatımıza girdiğinden beri blog paylaşımları yavaşladı ama instagram gelip geçici bloglar kalıcı diye düşünüyorum:) bakalım zaman gösterecek.
Siz yine de beni instagramdan takip etmek isterseniz;
kullanıcı adım : @archferda
sevgiler
Etiketler:
blog dostluğu,
hayat,
ilgi çekici,
instagram,
kahve,
keyif,
konu dışı,
mutfak,
reklam,
teknoloji
2 Ağustos 2013 Cuma
Hayat Kısa
İlk gördüğümde çok beğendiğim bu video tekrar karşıma çıktı. birden bire blogununun sahibi Arzu paylaşmış
bende sizinle paylaşmak istedim.
Belki yeni başlangıçlara sebep olur :)
sevgiler.
Etiketler:
blog dostluğu,
gezmetozma,
hayat,
ilgi çekici,
keyif,
konu dışı,
reklam,
seçimlerim,
yorum
3 Kasım 2011 Perşembe
YIL DÖNÜMÜ
Evlenmişiz de 1 yıl dolduruyoruz gerçekten hala garipsiyorum..
6 kasım evlilik yıl dönümümüz arkadaşlar,bayramın ilk gününe denk geldi ve özel bir şey yapamayacağız gibi görünüyor, ailelerimizle geçecek ilk yıl dönümümüz.. hediye almayalım ikimizde diye karar aldık ama duramıyorum acaba ne alsam güzel fikirlerinize açığım!!! bir de bayram temizliği olaylarına giriyorum bu ara tam ev hanımı oldum hiç beklemezdim kendımden::) hepinize şimdiden iyi bayramlar hep sevdiklerinizle birlikte nice bayramlar olsun, hayatınız da en kötü gününüz bayram tadında geçsin..
sevgiler..
7 Haziran 2010 Pazartesi
Basit Yaşamak - Nazım Hikmet

Basit yaşayacaksın, basit.
Mesela susayınca su içecek kadar basit...
Dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
Tek bir düğme, tek bir cümle gibi...
Sevince lafı dolandırmadan söylediğin "Seni Seviyorum" gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana...
Basit, sıcak bir öpücük; ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
Öpücük için yiyeceksin, hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek, sana rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış, eğri büğrü bir mektup olacak,
En değerli kağıdın, hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek, iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman ve yola çıkman arasında geçen süre;
Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman ve
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını; bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak, Kaf Dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
Ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana en ucuz romanını;
Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın, nasıl oturacağını bilemediğin sofrada,
Parmakların en kıymetli çatalın, yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
İskender'in kılıcı duracak, avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana, kontraplak bir gitarda doğru basılmış bir fa diyezin mutluluğunu,
Makyajı, ilk "a"sına kadar bilmen yetecek, temizlik kokacak en pahalı parfümün.
"Bilmiyorum" diyebileceksin bilmediğinde ve çok normal olacak "bilemeyişin".
Tek dereden su getirmen yetecek, bir "istemiyorum" diyebilmeye,
Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gösterecek,
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın,
Küçük bir not defteri olacak, "bilgini" en hızlı "sayan".
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit...
ÇAY, SİMİT VE PEYNİRLE...
görsel:google
Mesela susayınca su içecek kadar basit...
Dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
Tek bir düğme, tek bir cümle gibi...
Sevince lafı dolandırmadan söylediğin "Seni Seviyorum" gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana...
Basit, sıcak bir öpücük; ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
Öpücük için yiyeceksin, hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek, sana rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış, eğri büğrü bir mektup olacak,
En değerli kağıdın, hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek, iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman ve yola çıkman arasında geçen süre;
Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman ve
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını; bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak, Kaf Dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
Ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana en ucuz romanını;
Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın, nasıl oturacağını bilemediğin sofrada,
Parmakların en kıymetli çatalın, yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
İskender'in kılıcı duracak, avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana, kontraplak bir gitarda doğru basılmış bir fa diyezin mutluluğunu,
Makyajı, ilk "a"sına kadar bilmen yetecek, temizlik kokacak en pahalı parfümün.
"Bilmiyorum" diyebileceksin bilmediğinde ve çok normal olacak "bilemeyişin".
Tek dereden su getirmen yetecek, bir "istemiyorum" diyebilmeye,
Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gösterecek,
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın,
Küçük bir not defteri olacak, "bilgini" en hızlı "sayan".
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit...
ÇAY, SİMİT VE PEYNİRLE...
görsel:google
3 Mayıs 2010 Pazartesi
GÜZEL BİR YAZI..
TAM ZAMANINDA YAŞAMAK
Hatta yeri gelmeden sevişmek de.
Tam zamanında öpmelisin mesela güzel gözlünü,
Tam zamanında söylemelisin sevdiğini
Gözlerinin içine baka baka.
Bisikletinin gidonunu
Tam zamanında çevirmelisin
Düşmemek için.
Tam zamanında frene basmalı,
Tam zamanında yola koyulmalısın.
Tam zamanında okşamalısın başını
O üzüm gözlü çocuğun
Hıçkırıklar tam dizilmişken boğazına,
Tam ağlamak üzereyken.
Tam zamanında koymalısın elini omzuna
En sevdiğin dostunun babası öldüğünde.
Tam zamanında tutmalısın düşerken
Üç yaşındaki sehpaya tutunan çocuk.
Tam zamanında acımalı yüreğin
Afyon'da Hasan Ağabey' in evi yıkılınca başına
Evsiz kalınca çoluk çocuk
Ki uzatasın elini bir parça.
Tam zamanında açmalısın kapını
Hayatına girmek isteyenlere.
Tam zamanında çıkarmalısın
Sevginden şımarmaya başlayanları.
Tam zamanında affetmelisin kardeşini
Biliyorsan yüreğinde kötülük olmadığını
Seni gecenin üçünde arayıp da
Kafasının iyi olduğunu söylediğinde.
Tam zamanında öğretmelisin oğluna
Gerekiyorsa yumruk atmayı
Tam burnunun üstüne
Tiksinmeden pisliğinden,
Yukarı mahallenin sümüklü bebesi
Misketlerini zorla almaya çalışırsa.
Tam zamanında bağırmalısın
Acıyınca bir yerin.
Tam zamanında gülmelisin
Kemal Sunal küfür edince filmin bir yerinde.
Tam zamanında yatmalısın
Yola çıkacaksan ertesi gün
Ve arabayı kullanan sensen
Sana emanetse çoluk çocuk
Ve kendin.
Tam zamanında bırakmalısın içmeyi
Son kadeh bozacaksa seni
Ve üzeceksen birilerini
Ertesi gün hatırlamayacaksan.
Tam zamanında ayrılmalısın misafirliklerden.
Tam zamanında konuşmalı
Tam zamanında şarkı söylemeli
Tam zamanında susmalısın.
Tam zamanında terk etmelisin gerekiyorsa
Annenin babanın evini,
Tam zamanında başka bir şehre gidip
Ayaklarının üzerinde durmaya çalışmalısın.
Tam zamanında dönmelisin memleketine.
Tam zamanında için titremeli,
Tam zamanında aşık olmalı
Deli gibi sevmelisin güzel gözlünü.
Tam zamanında toplamalısın oltanı
Belki de seni şampiyon yapacak
En büyük balığı kaçırmadan.
Tam zamanında yaşlandığını hissetmeli
Tam zamanında ölmelisin
Iskalamak istemiyorsan hayatı.
Haydi şimdi kalk bakalım
Silkin şöyle bir
At üzerinden hayatın yorgunluğunu,
Vakit zannettiğinden daha az
Haydi kalk bakalım,
Şimdi YAŞAMAK ZAMANI.....
Can YÜCEL
23 Nisan 2010 Cuma
pacman
21 Mart 2010 Pazar
NEVRUZ- BAHAR BAŞLANGICI-DOĞUM GÜNÜM

bugün benim doğum günüm evet:) bir yaş daha yaşlandım..
kutlamayı düşünmüyordum çok sevmem aslında.. tüm gün evdeydim çıkalım diyen arkadaşlarımı geri çevirdim çalışmam gerekiyordu ama aksam yemeğe cıkmaya ıkna ettıler benı,nişanlım yoktu ama onun aılesı yoklugunu aratmadılar ve bana çok güzel bir aksam yaşattılar,yüzümü güldürdüler:) sağolsunlar!!
evet çok mutlu bir uykuya yatacağım,sizlerle de paylaşmak istedim.. umarım en kötü anlarımız böyle olur. sizleri seviyorum ,ailemi,nişanlımı,nişanlımın ailesini, arkadaşlarımı,kendimi ve yaşamayı seviyorum.. hayat umarım size de iyi davranır!!
sevgiler..
22 Aralık 2009 Salı
22 Eylül 2009 Salı
kadının ve kocasının günlükleri

mailime gelen bu yazıya çok güldüm:))
bakalım sizde beğenecekmisiniz??
Kadının Günlüğüne yazdıkları:
Bugün üç yıl bitti.Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkükadar mutluyum. Tanrım, onu ne kadar seviyorum. Mükemmel bir erkek,cazibeli, yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var.Bugün Cumartesi,bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin.En sevdiği yemek olan pastırmalı Kurufasulye ile pilav yapıyorum.Pişti, demleniyor.Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim.Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız...Eve geldi sonunda.Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki.Aman Tanrım, yoksa?Tüm cilvelerime rağmen, bana yanaşmadı. Arkadaşlarıyla neyaptığını sordum, ağzında birşeyler geveledi.Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın,hala uzak,hala kabuğuna çekilmiş. Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor.Benden genç mi acaba?İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın? Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım 'neyin var?' diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklıkdolu.. 'Yok birşeyim' diye geçiştirdi.O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk biteceğine inanamıyorum, daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu.Bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile. Belki de kilo alıyorum. Çok mu vır vır yapıyorum? Elini tuttum. Elimi okşadı,ama eller hissiz, parmakuçları soğuk... Stepe başlasam? Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan.Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar.Bitti...Bittti...Bitti. Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kezonun kollarına attım. Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.
Kocanın Günlüğüne yazdıkları :
Öff be, FENERBAHÇE yine yenildi. Ama, kuru fasülye güzeldi.......erkekler kalem gibidir......ne kadar ince gözükseler de ham maddeleri odundur.
fotograf:kaynak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















